OPR

o 1: anva (e), anay (d), anoy (n), anvi (ç) (onova, onezi) “a-nva” “uzak şeylere işaret zamiri” / varyant kelimeler: nva, ey nuva, eynuva, eynva, eynava (onova)/ “bu işaret zamirleri Pomakçaya mahsustur. Standart Bulgarca’da yoktur. / slovakçada: on: o (e), ona: o (d), ono: o (n), oni: onlar (ç)

o 2: tosi (e), tasi (d), tva (n) (tozi, tazi, tova, tezi (ç)) / “işaret zamirleri” / varyant kelimeler: “taz (tazi) (d),soya (e) (tozi), ovoe (tozi)”

o 3: toy, tòya (e), tay, tàya (d), to, tvà (n), tiya (ç) (toya, tya, tova) / “işaret zamirleri” / varyant kelimeler: 1) “toy” eril: toy, atoy, atoya (toy, ey toy) / 2) “atay” dişil : tay, taya, atay, ataya (tya, ey tya)

o adam: asoy çilék, aysuzí (bt)

o halde: ta, to (ta)

o kadar ki: kolkutu (kolkoto)

o kadar, şu kadar: tulku, tolkuva (tolkova)

o kadar 1: anolak (e), anolka (d), anolku (n), anolki (ç) (tolkova)

o kadar 2: eynolkuv (tolkova)

o kadarcık: zanolka, za anolka () “o kadarcık şey için”

o ki: koytu (koyto) “kim ki, -ki o kimse”

o sebeple ki: oti (zaşto)

o takdirde: gà ()

o tarafa: natàm (natam)

o tarafta: natàtık (natatık)

o vakit 1: tuga, tugàva, tagàva (togava)

o vakit 2: atuga “a-tuga” (togava)

o vakit 3: kutga, kutuga (togava)

o vakit ki: kugàtu, kutga, kutuga (koga)

o yer: denu (deno)

o zaman 1: tugà, tugava (togava)

o zaman 2:atuga “a-tuga” (togava)

o zaman 3: kutga, kutuga (togava)

o zaman ki: kugàtu, kutga, kutuga (koga)

o zamana kadar: dutugàva (dotogava)

o zamandan beri: uttugàva (ottogava)

o zamanki, o zamana ait, o zamanın (şeyi): tugàvaşnu (togavaşen, togavaşna, togavaşno)

obur kimseler: ştarvalatsi /ştırvılatsi (lakomstva)

oburca yemek: obşîva (yàde lakomo)

oburluk: ştarvalok (lakomstvo)

ocak 1: ujeak, ocak, ucàk, ucàsi (ç) (ognişte)

ocak 2: ognişte (ognişte)

ocak 3: priköa, priskô (ogınya)

ocak 4: gûmbe (peçka) “gömbe: fırın”

Ocak ayı: gulemina (Yanuari)

oda 1: stàya (staya)

oda 2: fudayà, fudayoa, fudaye / fudayosa, fudayona (staya)

oda 3: oda / uda, udoa, udaye, odayô, odaya, adayà / hadayá (bt) (staya)

oda 4: başkalok (staya)

odacı: udaciye ()

odalı, odanın, oda (şeyi): staen, stayna, staynu (staen, stayna, stayno)

odun kırmak: darva sepem, dırva tsepyam (tsepya dırva)

odun yarmak, odun kırmak: tsepyam darva / sépem darvà

odun yığını: klàda (klada)

odun yığmak: kladèm (kladà)

odun: darva, darvo, dérvo (dırva) / “ukraynaca, rusça: derevo / lehçe: drewno / hırvatça, makedonca: drvo / sırpça, boşnakça: drva / çekçe, slovakça: drevo”

odunluk: darvalnik, dırvalnik ()

of çekmek 1: ohkam (ohkam)

of çekmek 2: poşkam (ohkam)

ofis: ufis (ofis)

oğlak: yàre (yare)

oğlaklamak: kozé sa (kozya se) “oğlak doğurmak”

oğlan çocuk: masku déte (masko dete)

oğlan: sin (çedo) “evlat”

oğlum 1: sîne, sîno, sînu (sino)

oğlum 2: moy sin (moy sin) “benim oğlum”

oğlum 3: sinço, sinçoa (sinçe) “evlatçağızım”

oğlum 4: sinko, sinço, sinçoa (sine)

oğlum 5: sinolyu / sinolû ()

oğul “erkek evlat”: sin, sinove (ç) (sin) “oğlunun: sinuven”

oğula ait, oğulun, oğul şeyi: sinuven (sinoven, sinovna, sinovno)

okka: òka, òki (ç) (oka)

oklavacık: tuçilka (toçilka)

okşama: milvane, milávanie (bt)

okşamak 1: pumilvam (pomilvam)

okşamak 2: kudya (galya)

okşamak 3: şilevya (şilya)

okşanmak: şilevya sa (ligavya se)

okul: ukul (uçilişta)

okumak: ispèyem, ispeye (izpeya)

okumuş 1: ùçan, -a, -u (uçen, -a, -o)

okumuş 2: okumuş (operen, erbap) “eğitimli, bilgili, erbap”

ol saat : onsàhat (na momenta) “hemen şimdi, ‘ol saat’ deyiminden”

olabilir: mòja, mòje (moje)

olacak, -ecek: şte, şta, şata (şte) /kısa şekli: şa, şe

olacaktı, -ecekti: şteh (ştyah)

olacaktık, -ecek idik: şem (ştyahme) “şem da kajem: söyleyecek idik”

olağanüstü: prikàzan, prikazna, prikaznu (prikazen, prikazna, prikazno)

olan “olmuş”: ustanal, -a, -u (ostanal, -a, -o)

olarak: katù, kutu (katò)

olduğu sürece 1:dorde, dorede, durde (dokato)

olduğu sürece 2: do ga (dokato)

olduğu şekilde: kaktu (kakto)

olduğu yer: denu (deno)/ “olduğu yerde”

olduğu zaman, -diği zaman: dur, durde (dokato)

olgun 1: uzrât, uzreal (uzryal)

olgun 2: ftásan (vtasan)

olgun 3: uzreal, -a, -u (uzryal, -a, -o) “ermiş, olgunlaşmış”

olgun meyve: şuşur (okapali plodove)

olgunlaşmak 1: uzrévam, uzreye (uzryavam, uzreya)

olgunlaşmak 2: sızreavam, sızreye (sızryavam, sızreya)

olgunlaşmamış 1: nizrél / nizreal, nizreala, nizrealu (nezryal, nezryala, nezryalo)

olgunlaşmamış 2: zelen, niuzrél

olgunlaşmış: sklal (kaçil kilogrami, napılnyal)

olmak 1: e, ye (e) “olmak fiili geniş zaman”

olmak 2: bàde, boade (bıda) “kak bàde: nasıl oldu?”

olmak 3: bivam (bivam) “ne oluyor?: kakvo biva?”

olmak 4: sam, si, (y)e, sme, ste, sa (sım, si, e, sme, ste, sa) “olmak: şimdiki zaman” [ben, sen, o, biz, siz, onlar]

olmak 5: sam, som, sum (bt)

olmak 6: stana, ustàna (stana)

olmak 7: stàvam, stàna (stavam, stana)

olmak 8: ustàvem, ustàna (ostavyam, ostana)

olmamak, bir şeyi olmamak: nèmam (nyamam)

olmayacak: ne şte bi, néma da’stana (nyama da stane)

olsaydı: dà béşe (da béşe)

olsun 1: dano, dono (dano)

olsun 2: neka (neka) “olur”

olta iğnesi: gaçka (vıditsa)

oluk 1: çuçur, çüçür (çuçur) “akarsu, çeşme oluğu”

oluk 2: uluk (oluk, brazda)

olur : dà (da) bg. “evet” “kabul”

olur ise, olur iken: agà, agi (kogato)

olurdu, -erdi: iştiş (şteşe)

omuz vurdu : narami (trıgna navın) “davrandı, dışarı çıktı anlamında deyim”

omuz: ràmu, ràme (ç) (ramo)

omuzlamak: naràmem, naramè (naramvam, naramya) “omuzunda taşımak”

omuzlamış: nagarguçil () “sırtlamış”

omuzluk: naràmak (naramık) “bir sırtlık miktar”

omuzuna atmak: nagarguçvam (zadyavam, slagam na grıb)

on, 10: dèset (deset)

ona 1: gu, ya (go, ya)

ona 2: hi ()

ona 3: nèya (neya) “dişil hali”

ona, onun, onun ki: nému, nemo (nemu, na nego, negovoto)

ona: nègu (nego)

onaltı: şesnàdeset (şestnadeset)/ kısa şekli: şesnayset, şestnayse (şestnayset, şestnayse)

onaltıncı: şesnàdeseti (şestnadeseti) / kısa hali: şesnayseti

onbaşı: onbaşiye (efreytor)

ondan sonra: utpòsle (otposle)

ondan: uttoy ()

oniki ay: oniki mésetsa (dvanayset mesetsa)

onlar: te (te)

onlara ait, onların: tèhan, teahna, teahnu, tehni (tehen, tyahna, tyahno, tehni)

onlara: tèm (tyam)

onları: gi (gi)

onların: him (im)

onların: téh, teah (tyah)

onsekizinci: osemnayseti (osemnayseti)

onu: gu (e), ya (d) (go, ya)

onu: hi (go, ya)

onun arkadaşları: nehini drujki ()

onun gibi: prilika ()

onun için 1: zanega, zanegu, zaneya

onun için 2: zaradî (zaradi)

onun ki, onun: nèguf, nègova, nèguvu (negov, negova, negovo)

onun olduğu yerde: dètu (deto)

onun üzerine: varnega “onun üstüne”

onun, onun ki (dişil): néhi (na neya, neynoto)

onun: neyna “dişil”

onun: neyno “nötr”

onunla: sasnegu, sasnéga (s nego, s nega)

onüç: trinàdeset / kısa şekli: trinayset, trinayse (trinadeset, trinayset, trinayse)

onüçüncü: trinàdeseti, trinayseti, trinayse (trinadeseti, trinayseti)

onyedi: sedennadeset / kısa şekli: sedemnayset ()

oracıkta: tàme (tame)

orada, işte orada: atam, e tam, ey tam, aytám, itám (bt) (tam, ey tam) “işte orada”

oradan, oralardan 1: otvode, utvade (ot tatık)

oradan, oralardan 2: ut tatak (ot tatık)

oradan: uttam (ottam)

orak 1: jatva (jıtva)

orak 2: soarp (sırp)

orak 3: urak (sırp)

orakçı: jatvar, (ç) jatvarene (jıtvar)

oralarda: anadef, anadeva ()

oralı, oranın: tamoşen, tamuşna, tamuşnu, tamu (tamoşen, tamoşna, tamoşno)

orası: tam (tam)

oraya buraya: sam-tam (sam-tam) “na sam na tam: öteye beriye”

oraya dek: dudè (dode) “oraya kadar, -ye kadar”

oraya kadar: dutàm (dotam)

oraya 1: natàm, nahtam (tam)

oraya 2: nahvade, nahtvıde (natam, tam)

oraya: tıdev / tadef, tıdeva / tadeva, atadef (natam)

ordu: ordùye (armiya)

orman çiçeği: groçuvét / groçuvyat (gorotsvet) “şifalı bir bitki türü”

orman çileği: sinitsi (drebni gorski yagodi)

orman kesim alanı: etat (etat)

orman: gora, goru (gora) “gora zelena: yeşil orman”

orman: dribak () ‘küçük ve sık ağaçlık’

ormancık: goritsa ()

ormanın içinden: prez gora ()

orospu 1: bardak, bardeka (ç) (bardak)

orospu 2: uraspu, urospiya, uruspiya (prostitutka, kurva)

orta (şey): srèdan, sredna, srednu (sreden, sredna, sredno)

orta 1: srèda (sreda)

orta 2: urta (sreden, sreda, tsenter)

orta ipi: srednono pisilo () “dokunan ip sırasının ortası”

ortada, ortasında: nasredè (nasred)

ortada 1: pusred, pusredè (posred)

ortada 2: vsrede (v sredata)

ortadaki 1: srèdan, sredna, srednu (sreden, sredna, sredno)

ortadaki 2: sredni “srednite rodopi: orta rodoplar”

ortadan kaldırmak: primàham, primahna (premahvam, premahna)

ortak: ortak, urtak (sıdrujnik)

ortalama olarak: srednu (sredno)

ortalama: srèdan, sredna, srednu (sreden, sredna, sredno)

ortalık: ortalık, urtalık (okolnost)

ortanca: sredni ()

ortasında: pusred, pusredè (posred)

ortaya çıkmak 1: niknam (nikna)

ortaya çıkmak 2: ubàdem sa, ubàde sa (obajdam se, obadya se)

ortaya dökmek: izyasnem, izyasna (obyasnyavam, razyasnyavam)

oruç tutma: guvéne (govyane)

oruç tutmak 1: guvèye (goveya)

oruç tutmak 2: urùç guvéyem, guvéyem (goveya)

oruç: uruç (post)

Osman: (öa) Usman

osmanlı: Usmanliye (e), Usmanliyka (d), Usmanlii (ç)

Ostritsa’lılar: Ustriskine, Ustritskite

osurmak: parde, poarde (pırdya, prıdnya)

osuruk 1 “sessiz osuruk”: fuşnô / fuşnio (bezzvuçno prıdnya)

osuruk 2: répanda / ryapanda (zvıçna prıdnya)

ot 1: treva, (ç) trevi) (treva)

ot 2: trèva, trevitsa (ç) (trevà)

ot 3: sènu (seno)

ot 4: otava () “ikinci kesim ot” (rusça: otava)

ot 5: yot ()

ot bürümüş yer: kartıl (pasişte)

ot demeti: kladne (kladnya, kopa syano)

ot istifleme: kalvun (pridırpvane na seno)

ot yığını: varzobal (svitık, vızrop, mreja) “bağlı ot yığını”

ot yığmak: kupen storé ()

otlak 1: pasişte (pasişte)

otlak 2: travnîno (pasişte)

otlak 3: kartıl (pasişte)

otlamak 1: pasè (pasà)

otlamak 2: izpàsem (izpasvam, izpasa)

otlanmak: trevèsam (trevyasvam, trevyasam)

otların kaldırılması: praşa ()

otlatmak 1: napasem, napàse (napasvam, napasà)

otlatmak 2: upàsem (opasvam, opasam)

otlu, ottan yapılmış, otlu halde: trevnu (treven, trevna, trevno)

otluk: kartıl (pasişte)

otobüs: utupis (avtobus)

otomobil: tumufil (avtomobil)

otsu bitki türü: koîlo ()

otsuz: netrevno (netrevno)

otu bol: nay-trevno ()

oturanlar: sodnitsi (jiteli)

oturma gecesi: sedènka (sedyanka)

oturma: posedelka ()

oturmak 1, biraz oturmak: prisèdem, prisöanna (prisyadam, prisedna)

oturmak 2: namestam sa, namesta sa (namestvam se, namestya se)

oturmak 3: nasèdem (nasyadvam, nasyadam) “birlikte oturmak”

oturmak 4: sèdem, sedna (syadam, sedna)

oturmak 5: sedim, zdim (sedim)

oturmak 6: sédom (bt) (sedya)

oturmak 7: sidè (sedya)

oturmak 8: slàgam sa, sloja sa (slagam se, sloja se)

oturmak 9: vazsôdam, vazsôdna (vızsyadam)

oturmuş: skupodèsal (sednal)

oturuvermek: pokalçem sa ()

otuz: trideset (trideset) / kısa şekli: triyse (triyset)

otuzuncu: trideseti (trideseti) / kısa: triyseti (triyseti

ova 1: pòle (pole)

ova 2: polyana (polyana)

ova 3: ravnina (ravnina) “düzlük”

ova 4: uvoa, yuvoa, uva, uvo, uvı, avà (pole)

ova, düzlük: pòle (pole)

ovalamak: pomoaçka ()

ovalı: polski ()

ovalılar: plévare (hora ot poleto) “ovada yaşayanlar”

ovmak 1: toarkam (tırkam)

ovmak 2: triye (triya)

ovmak 3: tríyem (bt) (triya)

ovulmak 1: toarkam sa (tırkam se)

ovulmak 2: triye sa (triya se)

ovuşturmak: toarkam sa (tırkam se)

oy aman: olele, valele ()

oy!: oy! ()

oyalamak 1: pubàve (pobavyam, pobavya)

oyalamak 2: maleşivi (bavi, izostava)

oyma: galbéha, galbyaha ()

oymak: pridupçem, pridupça ()

oynak “hareketli”: igrif, igrîva, igrîvu (igriv, igriva, igrivo)

oynamak 1: igràye (igraya) / ígrom (bt)

oynamak 2 “biraz oynamak”: puigràyem, puigraye (poigravam, poigraya)

oynamak 3: razigràyem sa, razigraye sa (razigravam, razigraya se)

oynamak 4: lelçim sa ()

oynatmak: razigràyem, razigraye (razigravam, razigraya)

oyuk: koruba (hpalupa)

oyulmak: pridupçem sa, pridupça sa ()

oyun 1: igra (igra) “détenu da e igraye: çocuk oynasın”

oyun 2: îgrane, igránie (bt) (tants, igra)

oyun 3: uyun, uin (trik, nomer) “oyun etmek”

oyun etmek 1: pudigrayem, pudigraye (podigravam, podigraya)

oyun etmek 2: obigrava, ubigrava ()

oyun etmek 3: podigravam (podigravam) “birine oyun etmek”

oyuna dalmak: razigràyem sa, razigraye sa (razigravam, razigraya se)

oyuncak 1: graçka (igraçka)

oyuncak 2: dôkuni (igraçki)

oyuncu: kaşmer (podigravka, gavra) “alaycı”

Ö

ödeme: zaplàta (zaplata) “bg. aylık maaş”

ödemek 1: plàtem, plàte / pláştom (bt) (plaştam)

ödemek 2: izplaştem, izplàte (izplaştam, izplatya)

ödemek 3: razplatem, razplate (razplaştam, razplatya)

ödemek 4: utplàştem sa, utplàte sa (otplaştam se, otplatya se)

ödemek 5: zaplàtem, zaplàte (zaplaştam, zaplatya)

ödenmek 2: izbizûmvam sa (izplaştam se)

ödenmek 1: izplaştam sa (izplaştam se)

ödeşme: razplàte (razplata)

ödül: edûl (svatben oven) “düğün koçu”

ödünç: üdünç (zaem)

öfke 1: gneaf (gnyav)

öfke 2: gnevgu (gnev)

öfke duymak: gnevóvom (bt)

öfkelendirmek: gnevé (gneve)

öfkelenmek 1: gnevé sa( gneve se)

öfkelenmek 2: naostrem sa, naostre sa (naostryam se, naostrya se)

öfkelenmek 3: pukvam sa, pukna sa (pukvam se, pukna se) “öfkeyle patlamak”

öfkelenmek 4: rasoardem sa, rasoarse sa (razsırdvam se, razsırdya se)

öfkelenmek 5: soarde sa, rasoarde sa (sırdya se)

öfkelenmek 6: zayàdem sa (zakaçam se, nerviram nyakogo) “yad mi e: öfkeleniyorum”

öfkeli 1: gnéfen, gnéfna, gnéfnu / gneafan, gneafna, gneafnu (gneven, gnevna, gnevno)

öfkeli 2: sardit, sardita, sarditu (sardit, sardita, sardito)

öfkeli 3: aksîye (e), aksiyka (d), aksii (ç) (nerven)

öfkeli 4: kibritliye () “çabuk öfkelenen”

öfkeli 5:truslô, druslô (obidliv çovek)

öfkeli halde: sarditu (sırdito)

öfkeyle: hırst (sıs zloba, s omraza)

öğle vakti: duplannina, pladnina, pláden (obyad, dopladne)

öğle yemeği yemek: pladnovam / plannuvam (obyadvam)

öğle yemeği: duplannina, plannína, pladnina (obyad, dopladne, hrana na obyad)

öğleden sonra 1: duplannina posled (sled obed)

öğleden sonra 2: duplannina setne (sled obed)

öğleden sonra 3: atpláden (sled obyad)

öğlen namazı kılmak: klanem sa duplanninan namaz ()

öğlen namazı: duplanninan namaz ()

öğlen 1: duplannina (pladnina)

öğlen 2: üglen, öylènen, üylénen (pladnina)

öğrenmek 1: úçem, ùça (uça)

öğrenmek 2: ùça sa (uça se)

öğrenmek 3: naùçem, nauçe (nauçavam, nauça) “iyice öğrenmek”

öğrenmek 4: naùçem sa, nauçe sa (nauçavam se, nauça se)

öğretmek: priûçem, priûçe (priuçvam, priuça)

öğretmen: daskal, dáskalie (uçitel)

öğün: poat (pıt)

öğütmek: strigosvam / strigosam (strugovam)

öksürmek 1: kaşlem, kaşle (kaşlyam, kaşlya)

öksürmek 2: ukaşlem sa (okaşlyam se)

öksürmek 3: iskaşlem, iskaşle (izkaşlyam, izkaşlya)

öksürmek 4: razkaşlem sa (razkaşlyam se) “şiddetle öksürmek”

öksürmek 5: pukaşlem, pukaşle (pokaşlyam, pokaşlya) “biraz öksürmek”

öksürük 1: kaşlitsa (kaşlitsa)

öksürük 2: buhavitsa (kaşlitsa)

öksürüklü: tarduh / tırduh () “hastalık nedeniyle çok öksüren kimse”

öksüz: sirak (sirak)

öksüzcük, küçük öksüz: siràçe (siraçe)

öksüzün, öksüze ait, öksüz (şeyi): siraşki (siraşki)

öküz 1: vol (vol)

öküz 2: ukus (vol)

öküzcük: ukusçek (volçek)

ölçek : junka (lyuspa)

ölçmek 1: mérem (bt), merè (merya)

ölçmek 2: primervam (premervam)

ölçü: mèra (myara)

ölçülmek: kezém, kezyam (merya se)

ölçülü: zapina (zapıva) “sınırlı, kısıtlı”

öldürmek 1: ubîyem, ubiye (ubivam, ubiva, ubiya)

öldürmek 2: trèpe, utrèpe (trepya)

öldürmek 3: utrèpem, utrèpe (utrepvam, utrepya)

öldürmek 4: iztrepam, istrepe (iztrepvam, iztrepya)

öldürmek 5: utbàvem / otbavyam (ubivam)

öldürmek 6: mrélem (bt) (ubivam)

öldürülmüş: ubîtu (ubit, ubita, ubito)

ölmek 1: umîram, umira, umrè (umiram)

ölmek 2: umrè, umru (mra, umira)

ölmek 3: mröm (bt) (umiram)

ölmek 4: privalyam /privalem (provalyam)

ölmek üzere: umiraçka ()

ölmüş: umreal, -a, -u (umryal, -a, -o)

ölü 1: umrât (mırtıv, mırtvets)

ölü 2: ölüye ()

ölü gömmek: zakupàvem, zakupàye (zakovam, zakopaya)

ölüm 1: ilüm, ülüm, ilûmçek (smırt) “Dano ta ilümçek izberi: ölüm toplasın”

ölüm 2: mrénie (bt) (smırt)

ölürken: umiraçka ()

ömür 1: ràve (jivot)

ömür 2: ümür (jivot)

ömür sürmek: ravem (jiveya)

ön 1: predi (predi)

ön 2: preden, predna, prednu (preden, predna, predno)

ön 3: poarvi, poarva, poarvu (prıv, pırvi, pırva, pırvo)

ön kısım: prednitsa, prednisa (prednitsa)

ön ödeme: predplàta (predplata)

ön: pred (pred)

önce 1: avel, evél (predi, pırvo)

önce 2: parvu, poarvu (pırvo)

önce 3: predi (predi)

önce, önceki: preşan, preşna, preşnu (prejen, prejna, prejno)

önce, öncelikle: napreş, naprej (napred)

önceden 1: utpoarvu (otpırvo)

önceden 2: poran (po-rano, predi)

önceki 1: avelsku, evelsku ()

önceki 2: napreşen, napreşna, napreşnu (predişen, predişna, predişno)

önceki 3: poarvi, poarva, poarvu (prıv, pırvi, pırva, pırvo)

önceki gün: zafçera (zavçera)

önceki günkü: zafçéraşnik ()

önceki: 4 preşniçek ()

önceki: poarven (pırven)

öncelikle: parvu, poarvu (pırvo)

öncülük: preşnino (predina)

önde gitmek: nadnikyasvam se (nadprevarvam se)

önden, önceden: utpreş (otpred)

önden: nahprej, nutpreş (pred)

önderlik: preşnino (predina)

öne çıkmak: prévare (izprevarya, vzemam prednina)

önemsiz: malinko, malitsinko (mıniçko)

önlem almak: primervam (premervam)

önlük 1: futa (futa)

önlük 2: prépaska ()

önlük 3: prestilka (prestilka)

önüne geçmek: prestiglem ()

önünü tıkamak: preça sa (preça se)

öpme, öpüş: lûbvane, lûbene (lyubvane, tseluvka, tseluvane)

öpmek 1: lûbe, lübe (lyubya) “bg. sevmek”

öpmek 2: lûbem, lübem (tseluvam, obiçam)

öpmek 3: kudvam, kude (kudya, tseluvam)

öpmek 4: polübem, polyubevam/ polûbevam (tseluvam, tseluna)

öpmüş: polyubeval / polûbéval ()

öpücük: lûbvane, lûbene / lûbenie (lyubvane, tseluvka, tseluvane)

öpüvermek: oblyubam / oblûbem ()

ördek: yurdek, yurdeçka (d) (patitsa)

örgü “saç örgüsü”: kosatnik (jenska plitka)

örgü çit: plet (ograda) “bahçe çiti örgüsü” “şiş örgüsü”

örgü çözmek: razplitam, razpleta (razplitam, razpleta)

örgü şişi: gaçka (vıditsa)

örgü: plitka (plitka)

örgülü: pletenki (pletenki)

örme: plètene (pletene)

örmek 1: plète / plétom (bt) (pleta)

örmek 2: naplètem, naplète (naplitam, napleta) “çok örmek”

örmek 3: izplitam, izplète (izplitam, izpleta)

örmek 4: puplitam, popleta (poplitam, popleta) “biraz örmek”

örmek 5: uplitam, upleta (uplitam, upleta)

örmeye başlamak: zaplètam, zaplèta (zaplitam, zapleta)

örnek: ernék, yürnek (proba)

örtbas etmek: prikrîyem, prikrîye (prikrivam, prikriya)

örtmek 1: zakriyem, zakriye (zakrivam, zakriya)

örtmek 2: pukrîyem, pukriye (pokrivam, pokriya)

örtmek 3: prikrîyem, prikrîye (prikrivam, prikriya)

örtmek 4: prihlupam, prihlupe (prihlupvam, prihlupya)

örtmek 5: prestîlem, pristele (prestilam, prestelya)

örtmek 6: zasuştvam (zakrivam)

örtü 1: koarpa, korpa, karpa (kırpa) “başörtüsü”

örtü 2: zabulka (zabradka) “gelin örtüsü”

örtü 3: prekriva (bulo, vola, nevestinska kırpa) “gelin örtüsü”

örtü 4: kundak (zabradka)

örtü 5: çombra (şamiya) “başörtüsü, şal”

örtü 6: testemel ()

örtücük: testemelçe “küçük örtü”

örtülmek: zakriyem sa, zakriye sa (zakrivam se, zakriya se)

örtülü 1: zakritu (zakrit, zakrita, zakrito)

örtülü 2: zasuşten ()

örtülü 3: zatùlen (skrit, pokrit)

örtülü halde: zakritu ()

örtünmek 1: kutlem (kutlyam)

örtünmek 2: zakutlem (zakutlyam)

örümcek: pàyak, páyek pajna (payak)

öte taraftaki: utvàden, utvadna, utvatnu (otvıden, otvıdna, otvıdno)

öte, öte taraf: utvàde (otvıde)

öte, öte tarafta: uttàtak (ottatık)

öte, ötede: zad (zad)

öteberi: dreboşak (drebolii, sitnej)

ötede: natàtık (natatık)

öteden 1: udol, utdol (otdol)

öteden 2: ududol (ot odol)

öteden 3: utzad (otzad)

öteye 1: natàm (natam)

öteye 2: natàtık, natak (natatık)

öteye 3: nahzad (nazad)

öttürmek 1: isfira, svira (svirya)

öttürmek 2: isfîram, isvîra (izsvirvam, izsvirya)

öttürmek 3: svîrem, isfirna (svirvam, svirna)

öttürmek 4: svirem (svirya)

öttürmeye başlamak: zasvîrem, zasvîre (zasviram, zasvirya)

ötüşmek: razpèyem sa, razpeyè sa (razpyavam se, razpeya se)

övgü: fàle (hvala)

övmek 1: fàlem (hvalya)

övmek 2: pohvàlem, pohvàle (pohvalyavam, pohvalyam, pohvalya)

övülmek: pohvàlem sa, pohvàle sa (pohvalyavam se, pohvalyam se, pohvalya se)

övünen: hvaligôzo, fàligôz (samohvalko) “kendini öven”

övünmek: fàle sa (hvalya se)

öykü, hikaye, masal: naredka (prikazka)

öyle 1: takà (taka)

öyle 2: takvo (taka)

öyle 3: eynıy, eyni, anıy (taka)

öyle gelmek: pristora mi sa, pristori mi sa (pristorva mi se, pristori mi se)

öyle mi ? 1: al, a li ()

öyle mi ? 2: dali (dali)

öyle mi ? 3: ugo se (a taka) “gördünmü şimdi? baksen!”

öyleyse: kumu, akomu () “eğer”

öz 1: rodan, rodna, -nu (roden, rodna, -no) ”doğuştan, doğumdan gelen”

öz 2: svoy, svoya, svoye (svoy, svoya, svoe) ”kendisinin, öz”

öz 3: yoz ()

özdeş: annakıf (e), anakvà (d), anakvu (n), anakvi (ç), (ednakvo) / anakoaf

özellik: mahanat (osoben) “kişilik özelliği, karakter”

özen göstermek: çuvay sa (pazi se)

P

pabuç: paputse, paputsi (ç) (obuvki)

paça çorbası: paçà, paçea, paçoa ()

paça: paçà (kraçol)

paçavra bez: parsal, partal / parçal (bt) (partsal)

paçavra halde: partsalno ()

paçavra: paçàvra, paçeavra (partsal)

paçavradan yapılmış: parsàlen (partsalen, partsalna, partsalno)

padişah: padişeah (padişah)

padişahın askerleri: tsarsko seymençe ()

Padişahın karısı: sultanka ()

paha: paho, paha, pahoa (tsena, stoynost) “bedel, fiyat”

pahalı 1: skoap, skoapa, skoapu / uskoap, uskoapa, uskoapu / pahalı: skópo (bt) (skıp, skıpa, skıpa)

pahalı 2: pahaliye (skıp)

pahalı 3: kazık (skıp) “mecazen çok pahalı”

pahalı gelmek: skopo izleya ()

pahalı, pahalı şekilde: skoapu, uskoapu, uskàpu (skıp)

pahalılaşmak: uskoapèyem sa, uskoape sa (oskıpyavam se, oskıpya se)

pahalılaştırmak: uskoapèyem, uskoape (oskıpyavam, oskıpya)

paket açmak: razvivam, razviye (razvivam, razviya)

paket: pakèt, pakéta (paket)

paklamak: naçistem / nasistem, naçiste (naçistvam, naçistya) “temizlemek”

palamut: palamida () “meşe palamudu”

palto: pàltu (palto)

pamuk: pamuk (pamuk)

pamuklu: pamuçna (pamuçna)

panayır çiçeği: panagirski kitki (hartieni tsvetya) “yapay çiçek”

panayır: panayir, panagir (panair) “rumca”

pancar koçanı böreği: stargalnik (klin s koçan)

panik yapmak: vşeturévam (panikôsvam)

paniklemek, panik olmak: vşeturévam sa (panikôsvam se)

paniklemiş 1: vşatòren ()

paniklemiş 2: vşeturil (uplaşil, obırkal)

panikletmek: vçeplaşovam ()

panjur: pançuga (dıner)

pantalon altındaki yarık: protsevka ()

pantolon: pantalòne, pantòle (ç) (pantalon)

papara 1: pòpara (popara) “çorba”

papara 2: parenitsa (popara) “çorba”

papara 3: drob ()“çorba”

papaz: pupaz, pupàzin (pop)

para destesi: bandak (bala)

para: pàri (pari)

paralamak: razderem, razdere (razdiram, razdera)

paramparça: paramparçoa, paràparçô (na parçeta)

parasını vermek: nabròyem, nabròye (nabroyavam, nabroya)

parasız: brizpari (bezpariçen)

parça 1: drobençe, drobinçe (buçka, kısçe)

parça 2: parçe, parço (parçe)

parça parça etmek: razdrobem, razdrobe (razdrobyavam, razsdrobya)

parçacık: parçinka (parçentse)

parçalamak 1: derè (dera) “yırtmak”

parçalamak 2: iskoasem (izkısvam, izkısam)

parçalamak 3: nakoasam (nakısvam, nakısam)

parçalamak 4: putròşem, putròşa (potroşavam, potroşa)

parçalamak 5: razçokva, razçùpem (razçupvam)

parçalamak 6: razjupvam (razçekvam)

parçalamak 7: razkoasam (razkısvam, razkısam)

parçalamak 8: ızdrobem / sdrobvam (sdrobvam)

parçalamak 9: tsepam, sepam (tsepvam, tsepya)

parçalamak 10: izdrobem (izdrobvam)

parçalanmak 11: razderem sa, razderè sa (razdiram se, razdera se)

parçalanmak 12: razdrobem sa, razdrobe sa (razdrobyavam se, razdrobya se)

parçalamak 13: usturşàvam, usturşa (stroşavam, stroşa)

parçalamak 14: lomene () “pide yada böreği bölmek”

parlak 1: bléskav, -a, -u (blyaskav, -a, -o)

parlak 2: léskati (lyaskati)

parlak 3: lésak, léska, / lösak, löska / lôsak, lôska / löasak, löaska/ leasak, leaska (svetkavitsa)

parlak ayakkabı: kundri leskati ()

parlak cilalı ayakkabı: lustro () “lostra kelimesinden”

parlak ışık 1: leskavitsa (svetkavitsa)

parlak ışık 2: lôsak (svetkavitsa)

parlak renkli: kravéna ()

parlak şekilde: bléskavu (blyaskavo)

parlak yıldız: svetna zvezda ()

parlama: leskavitsa (svetkavitsa) “ışık parlaması”

parlamak 1: blésam, blèsna (blyasvam, blesna)

parlamak 2: bléskam (blyaskam)

parlamak 3: isvetè (svetya)

parlamak 4: isvètem, isvetna (svetvam, svetna)

parlamak 5: leska se, lôska sa (svyatka se)

parmak 1: poars, poarst, poarstan / pörst (bt) (prıst)

parmak 2: parmak (bt) (prıst)

parmakçıklar: porskûve (tınki prısti, prıstçeta)

parmaklar: porste (prısti)

parmaklayıcı: pobàraç, pobarunişnik ()

parmaklık: parmatsi, parmaklotsi ()

pas: rajdá (rıjda)

pasak: pâsak (pyasık)

pasaklı: givindiye, -a (razvalena jena)

pasaport: pasipórta (pasport)

paslanmak: raşdèlem sa, raşdelna sa (rıjdyasvam se)

paslı kılıç: kirli sabé (rıjdyasala sabya)

paslı: raşdèl, -a, -u (rıjdyasal) “rıjdyasvam fiilinden”

paspaslamak: brisam, brişa (bırşa)

paspaslanmak: brişa sa (bırşa se)

pastırma: pastarma, pastarmi (bekon)

Paşmaklı: Paşmakli “Ahiçelebi, Paşmakli, Smolyan”

pataklama: pataklamo (gûrultiya)

pataklamak: patakladisvam ()

patates 1: patato, patatû, pateta, petato, patak, patek, patûk, patala (kartofi)

patates 2: düvak (kumpir)

patates 3: kumpir, kompir, kompar (kartof)

patates 4: kratoh (kartof)

patates 5: barboy (kartof)

patates püresi: maçkano patato ()

patates sökümü : praşa ()

patatesli börek: kombarnik ()

patatesli pastırma yemeği: nadûpena patéra, nadûpeno patato ()

patatnik: patatnik, patetnik “patatesli yemek”

patırtı: gûrûltiya (karanitsa)

patika 1: padîna (padina)

patika 2: puteka, pateka (pıteka)

patikler: ştivale (obuvki, patıtsi)

patiska: patiska (batista)

patlak halde: uspukanu (spukano)

patlak: uspùkanu (spukan, spukana, spukano)

patlama: brunka (tekna, izblikna)

patlamak 1: napùkam (napukvam, napukam)

patlamak 2: pripukvam, pripukam (pripukvam, pripukam)

patlamak 3: razpùkam sa, razpukna sa (razpukvam se, razpukam se, razpukna se)

patlamak 4: razpùkam, razpukna (razpukvam, razpukam, razpukna)

patlamış mısır: pukanitsi (pukanki)

patlamış: izpatkal ()

patlatmak: uspukvam, uspukam (spukvam, spukam)

patlayasıca: puknalév / puknaléf (proklet)

patron: patron (e), patronka (d), patrone (ç)

pay: dél (dyal)

paylaştırmak: razturam, razture (razturvam, razturya)

pazar 1: bazar (bazar)

Pazar 2: nidèle, nedéle (bt) (nedelya)

Pazar günü, Pazar gününe ait, Pazar günkü: nidèlen, nidèlna, nidèlnu (nedelen, nedelna, nedelno)

pazara ait: pazarska ()

pazarın, pazara ait, pazar (şeyi): pazàran, pazarna, pazarnu (pazaren, pazarna, pazarno)

pazarlık etmek 1: pazarè sa (pazarya se)

pazarlık etmek 2: upazarèvam, upazareye (upazaryavam, upazareya)

Pazartesi: punidelnik (ponedelnik)

pazaryeri: pazàrişte (pazarişte) “büyük pazar”

peçe: prekriva (bulo, vola, nevestinska kırpa)

pehlivan: pehlivan (borets)

pejmürde: partalivnik (partsalivko) “yırtık kıyafetli”

peki: dà (da) / bg. “evet”

pekmez: petméz (petmez)

peksimet: peksemet ()

pelin şarabı: pelinoç (pelin /za vino)

pembe: véteno (rozov)

pencere 1: pencera, pencüra, pencürka, pencuri (ç) / péntzer (bt) (prozorets, pencuri)

pencere 2: paratir (prozorets)

pencerecik: pencürka ()

pençelemek: çarkam (drasvam)

penis: kur, kurina (kur)

perakende: kundo (drebno, kıso)

perçem: çoçka (perçem)

perde: perdé, perdi (ç) (stena)

perdesiz: brizperde (bezsramen)

periler: yudi (samodivi) “Yalnız devler efsanesine göre dağlarda gençleri kandırarak güzel kızlara dönüştürdüğü söylenir.”

perişan halde: razturenu (raztureno)

perişan: razturenu (razturen, razturena, raztureno)

perşembe: çetvartak, çatvartak, çetvórtak, çatvoartak (çetvırtık)

peşin ödeme: predplàta (predplata)

peşin: pişim (nay-napred, pırvo)

peşkir 1: peşkîre, pişkir (havliya, kırpa) “havlu”

peşkir 2: agloak ()

peşkir 3: brisaçka (kırpa za bırsane) “traş havlusu”

peşkircik: yaglıçek ()

peşleme: pişleme (hlape, malko momçe) “küçük çocuk”

peştamal: peştemal, piştimal, piştûmal, peşçemal (prestilka)

peynir süzgeç bezi: tulup ()

peynir: sîrene (sirene)

peynirli poğaça: milinki sas sirene ()

pınar: bunar (izvor)

pıpır motorlu araç: pırpıretka ()

pırasa: prasa (praz luk)

piç: şumek, şumnik (kopele)

pide 1: pîta (pita)

pide 2: kolak (testena pitka)

pide 3: kolatsa, kolatsi (ç) (palaçinki)

pide 4: langida, lingidka (malka pırjena pitka)

pidecik: piturka ()

pijama: pijame, bicàme (pijama)

pilav: pilaf (oriz)

pilicin, piliçe ait, piliç (şeyi): pîleşku (pileşk, pileşka, pileşko)

pinti 1: pintîye (pintiya, stisnat)

pinti 2: stisnatu (stegnato)

pire 1: bolha, boalha (bılha)

pire 2: pirà, piroa (bılha)

pirinç: pirinç (oriz)

pis 1: baràçu (mrısen)

pis 2: baltamiş (mrısen)

pis 3: mustav (mrısen)

pis 4: skrabav (mrısen)

pislenmiş: ubaraçanu ()

pislik 1: giras (bokluk, mrısen, neopryaten çovek) “yaramaz adam”

pislik 2: melemio, melemô (smotanyak)

pislik 3: opanò (smotanyak)

pislik 4: skrana (mrısotiya)

pislik 5: baràçi ()

pislik yapmış, korkutmuş: nasuştil (napravil bokluk, hvanalo go strah)

pistol: pistòle (pistolet) “tabanca”

pişi: teynurka (pırjena pitka)

pişirici: pekar (pekar)

pişirmek 1: pekà (pek, izpiçam)

pişirmek 2: izpeka (izpiçam, izpeka)

pişirmek 3: upèkam, upèka (opiçam, opeka)

pişirmek 4: zapeka (zapiçam, zapeka)

pişirmek 5: svarem ()

pişirmek 6: nasvàrem, nasvàre ()

pişkin 1: ispeçènu (izpeçen, izpeçena, izpeçeno)

pişkin 2: pişkin, pişkînin (lovık, opraven)

pişman olmak 1: pişman da stanem (razkayvaşt se)

pişman olmak 2: pişmanè sa (pişmanya se)

pişman olmak 3: pişmanvam“pişmanım: pişman sam”

pişman olmak 4: stàvam pişman (razkolebavam se)

pişman: pişman (pişman)

pişmanlık: pişmanlık, pişmanlok, pişmanloak (razkayanie)

pişmek 1: nasvàrem sa, nasvàre sa ()

pişmek 2: peka sa (peka se)

pişmek 3: piştisvam se ()

pişmemiş 1: nivarenu (nevaren) “çiğ halde”

pişmemiş 2: surav, surava, suravu (surav, surava, suravo)

pişmemiş 3: surovu (surov, surova, suravo)

pişmeye başlamak: zabela, zabele (maznina, zaprıjka)

pişmeye başlamış: zabélen (zabyalen)

pişmiş 1: nasvarèn, -a, -u ()

pişmiş 2: peçènu (peçeno)

pişmiş 3: sparujeno (zaparvane)

pişmiş 4: ispékanu (izpekano)

piştov: piştov, piştovi (ç)

plaka: paníça (ploça)

platform: paláta (platforma)

plesenta: posledak (platsentata, posledık) “doğum sonu”

podkova: nal ()

polatka: pulatka “henüz yumurtlamamış tavuk”

politik: pulitik (politik)

politika: pulitika (politika)

pomak baklavası: pomatski baklavo, pumaski baklavo ()

pomak kızı, pomak kadını: pomakinka, pumakinka, pumakine, pomakinya (pomakinya)

pomak: pomak, pumak / pomatsi, pumàsi (ç) (pomak)

pomakın, pomaka ait, pomak (şeyi): pumaska, pumasku, pumaski / pomaski, pomaşki, -a, -u (pomaşki)

porsuk: borsuk (yazovets)

portakal: portokal, portukal, purtukal, partikal, partakál (bt) portokale (ç) (portokal)

post 1: kòja (kodja)

post 2: post ()

postal: pustal, postal, postali (ç)

potin: patık, patıtsi (ç) “kısa konçlu çizme”

potur: pature, potur (potur) “aba pantolon, şayak”

poyraz: poréz / poryaz ()

prikluvilu: filizlenmiş ()

problem: problem, prublem (problem)

prova: prova (proba, repetitsiya)

pul: pul (pul)

pulluk: uralu, arálo (ralo, plug)

punta hastalığı: deliponta ()

pusu: enezô (pusiya)

pusula:pusulka (belejçitsa)

pürüzsüz: metlitsa ()

püskül 1: piskül (piskûl)

püskül 2: kiçilka, kiçilki (piskyul)

püskülcük: piskûlçe (piskûlçe)

püsküllenmiş: izpazdil (iztufenyal)

püskürme: pliçka (prıska)

püskürteç: pufkalo () “arı kovanına duman püskürtme cihazı”

püskürtmek: opliçkvam, upliçkvam (opliskvam, izpliskvam)

R

radyo: radyo, radyu, radivo (radyo) “donesi mi radyutu: bana radyoyu getir”

raf 1: raf (raft)

raf 2: kuyacek (kuyecek, çaşka, pribori)

rağmen: napuk (napuk)

rahat: rahat (rahat)

rahatlamak: rahatésam sa (rahatyasvam)

rahatsız edici: zatrala (dosadnik)

rahatsız etmek 1: hàlam, hàla (zakaçam, bezpokoya) “nimoy gu halay: onu rahatsız etme”

rahatsız etmek 2: zatràlem (zatralyam, dosajdam)

rahatsızlık verme: puknitsa (tormoz, pritesnenie)

rahle: rahlöa ()

rahmetli: ràmetliye, rahmetliye ()

Rahmie: (öa) Rame, Rameyka

Raif: (öa) Raif, Raifa, Raifu

rakı: rakiye (rakiya)

ramazan ayı: ramazan mésets, ramadan mésets(ramazan)

Ramazan bayramı: golem bayrem, gulem bayrem / “büyük bayram”

Ramazan: Ramadan, Ramço / Ramçu / hitap şekli: Ramço, Dàno!

Ramize: (öa) Ramzina / hitap şekli: Remzino!

rastlamak: sroaştam, sroaştna (sreştam, sreştna)

rastlantı: sroaşta (sreşta)

Raşit: (öa) Raşit, Raşite

razı etmek: preduşvam (preduşvam)

razı: razı (dovolen, sıglasen) / “razıyım: razı sam” “ràzi som (bt)”

razılık, razı oluş: rızalok ()

Recep: (öa) Rajep, Rajepa, Reco, Réjo, Cépe, Cepo

reçine akıntısı: galça (sılza ot smola)

reçine: pisa (smola)

reçinelenmek: opisivil (iztsapal sas smola)

Remziye: (öa) Remzina / hitap şekli: Remzino!

rençber: reşbér, reşbèrin (zemedelets,fermer)

rendelemek 1: rendosvam (rendosvam)

rendelemek 2: nastorgam (nastırgam)

rendelemek 3: strigosvam, strigosam (rendosvane)

rendelenmiş: nastorgan (nastırgan)

rengarenk olmak: şàreneyè sa (şareneya se)

rengarenk: şàren, -a, -u, ç: şàreni (şaren, -a, -o)

rengi bozulmak: iztumnyava, iztumnéva / iztöavneye, iztöavne (izfiryava, razvalya se) “rengi kararmak”

renk: renk (bt)

renklendirmek 1: şare, şarya (şarya)

renklendirmek 2: vapsvam / vaptsvam (boyadisvam, otsvetyavam)

renkli 1: şéran, şerana, şeranu, şérani (şaryan)

renkli 2: postar (şaren)

renkli dokumak yada örmek: şare, şarya (şarya)

renkli halde: şeranu (şaryano)

resim: resîm (snimka)

revolver: livor (revolver) “tabanca”

rezil etmek: zaplüyem, zaplüye (zaplyuvam, zaplyuya) “yüzüne tükürmek”

rezillik: rezillik (posramyavane)

rızalık: rızalok ()

rica etmek 1: mòlem sa (molya se) / rica ederim: mólem se (molya)

rica etmek 2: pumòlem sa, pumòle sa (pomolvam se, pomolya se)

rica etmek 3: pumòlem, pumòle (pomolvam, pomolya)

rica etmek 4: mòlem, mole (molya)

Rodop dağları: Rodopa Planina, Rodopska planina ()

rodop pizzası: rodopska pitsa. “Kaçamak üzerine piza malzemesi konur”

rodop: rodop, rodopa, rodopi (ç) (rodopa)

rodoplu: rodopçan, rodopçanin, -a, -u, rodopçani (ç) (rodopçan, -a, -o)

ruba nosem: elbise giymek ()

ruh: dùşa (duşa)

rulo yapılmış: mamulke (mamulkya, neşto uvito)

rulo: tarkalka / tırkalka (pretırkalya, preobrışta) “dürülmüş şey”

rum kadın: urumka (grıtska)

rum kafirleri: urumski kâfire, yarumski kyafire ()

Rumeli Pomakları: Urumeliyski Pomatsi ()

rumelili kadın: urumeliyka ()

Rumelili: Urumeliyski, -a, -u ()

Rumelinin: Urumeliyski ()

rup: rup “terzi ölçü birimi, 1 rup= 8 cm”

rutubetli yer: kuz (usoyno myasto)

rutubetsiz: obsuşna (suho bez vlaga)

rüya görmek 1: soanvam (sınuvam)

rüya görmek 2: sonyam, soném (sınuvam)

rüya görmek 3: soan vîde (sınuvam)

rüya: son, soan, söan, sone (sın)

rüyada görmek:faf soan vide ()

rüyada: nasôn, nasône / nasoane, nasoan (nasıne, nasın)

rüyasında görmek: prisoanem sa, prisoane sa (prisınvam se, prisınya se)

rüzgar 1: véter (vyatır)

rüzgar 2: duyne () “esinti”

rüzgar esmek 1: duye ()

rüzgar esmek 2: naveyè (navyavam, naveya)

rüzgar hafifçe esmek 3: lohvam, lôhna, loahna (lıhvam, lıhna)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s